Birazda Gülelim
 

 

 

                

             LELE DAVA VEKİLİ  
Lele dava vekilliğ yapmaktadır.Köylüsü dardadır.

-Ay lele bizim gedeyi kurat sana sekgiz tosun.

-Cürümü nedi?

-Vallah cürümü yoğdu. Ne teher işdi annamerem,

sallandırajağlar hoydu sen bilersen

heç olmazsa möhebbete çöyür.

Mahkeme biter Dışarda köylüler merakla beklemektedir.

Lele ter gan içinde dışarı çıkar,

-Gözünüz aydın, mendiliyle alnındaki teri gururla silerek:

-Onnar dedi berat... Men dedim müebbet.

Onnar dedi berat men dedim müebbet...

Sonunda hakimi gılıkladım..!

 

                                   
 
                   
                          LELE
Sona kessin diye ağ toyuğu Lele ye verdi.
Gara lele toyuğun pençesini altına aldı,Kıbleye döndü.
Başını saran uşahlara işmar edif:
-Dalıma keçin gudikler, üstünüze gan sıçrıyar
Lele bacaklarını gerip bismillahı çekti
Neredeyse pantolonunun kıç kışmı cırılajağ
Pıçağı toyuğun hırtdeğine vurmasıyla
arkadan çıkardığı ses osmanlı topu kimi patdadı.
Toyuğun kesilmesini bekleyen
Sona Leçeği ile burnunu kapatarak:
-Tuh tuh cıyarın yansın ay lele toyuğu murdar elledin.
Heç döyül uşahlardan utanaydın..!
 


                                     KİTDİ GAZAN 

  
Yaşlı terekeme, eti ağzında çevirip duruyor... Çiğneyemediği eti eline alır, karısına 

seslenir Ağız bilersen mi ? Hülye'nin kitdi kazanı( düdüklü tencere) olseydi indi bu eti poğa çöyürmüşdü


 

                        EŞEKLE ÖKÜZ
İki kişi ramazanda bedava yiyip içeriz diye bir Bektaşi köyüne misafir olurlar.
Hoş beşten sonra, içlerinden biri tuvalete gider.
Bektaşi, bunları kontrol etmek için odada kalana sorar:
"Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi var mı, yok mu?"
O da kendini üstün göstermek için:
"Bırak şunu, eşeğin tekidir", cevabını verir.
Biraz sonra öteki şahısa da aynı soruyu sorar:
"Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi var mı, yok mu?"
Bu da öteki gibi:
"Bırak şunu, öküzden farkı yoktur", cevabını verir.
Akşam olunca sofra kurulur. Fakat tepsinin üzerinde
arpa ile samandan başka bir şey göremeyen misafirler hayretle sorarlar:
"Bunlar ne erenler?"
Bektaşi gülerek cevap verir:
"Biriniz eşek, ötekiniz öküz. Sizin için bunlardan daha iyi azık olur mu?"
 
               ATATÜRK DE DOĞARMI
70 li yıllarda dışarıdan ilkokulu bitirme sınavına giren ve çevrede ebeliği ile tanınan gülperi halaya kolay olsun diye öğretmen sormuş;
Gülperi hala söyle bakalım Atatürk ne zaman doğdu?
Cevap;
Boooy ay öğretmen Atatürk de doğarmı.

                                            ÇİÇEK NENE    
                        Erzurumlu Çiçek Nene İstanbuldaki oğlunun      yanına gitmek için hayatında ilk defa uçağa biner. Uçak  havalandıktan sonra hostes yolculara hizmet verir ama İhramlı (Erzuruma has kadınların üzerine giydiği yünden dokuma kumaş) Çiçek Nene'nin yüzüne bile bakmaz. bu duruma içerleyen Çiçek Nene uçak havalanına indiğinde kapıya doğru ilerler. Kapıda yolcuları uğurlayan hostese dönerek
- "Kızım sen İsdanbollu orospi Nevin'i tanirmisen?"

hostes sinirli bir şekilde: 
- "Yok tanımıyorum" der
Bunun üzerine Çiçek Nene taşı gediğine koyar.
- YALAN SÖYLEME DEMELERİNE GÖRE BÜTÜN OROSBİLER ONİ TANİRMİŞ


                   AVİ GALİYER

Sulobanlı gelinnin çocuğuyla yattığı odanın bitişiğinde de kaynatası yatmaktadır. Çocuk başlar ağlamaya. Bir türlü susturamaz. Bu arada kaynata da uyanmıştır. Gelin derki "Ağa Emi na olur abu çocuğu bir korğutsan. Başlar bizimki mooo... maaa.. etmeye. Gelin de çocuğa "ola sukut durki AVİ GALİYER" der!!!!!!!!!!!

TUTKİ DİŞLAMİYA
Adamın biri komşusuna oturmaya gedar.kapidaki it çenkurur gelin çıkar adam derki kız oğul tutki dişlamiya.gelin itin zencirindan tuitar ağa sen geç içari der adam geçerken it gene ğırlar gelina derki:(kız oğul ey tutki beni dişlatmiyasın.gelinda derki:(yok ağa o zaniyerki benim yalımi yiyacak oniçün ğırlıyer


BOZ KÖPEK

Temel bir kurt köpeği almış ve mükemmel eğitmiş.
Adı Coni'ymiş.
Coni, Temel'in her söylediğini anlayabiliyormuş.
Hatta telefona bile bakabiliyormuş.
Temel bir gün evi aramış. Coni açmış telefonu... - 
"Ula Coni sen musun?" 
"HAV" 
 "Fadime evde mu?"                 
"HAV" 
"Başka kimse var midur?" 
"HAV"
"Ula kaç kişi vardur?"
"HAV HAV"
"Ne yapiyiler"
"EHE EHE EHE"
"Ula ne zamandan beri yapiyiler"
"AUUUUUUUUUUUUUU

   ÖLİ ADAM 


2 Sulobanlı meşada kaza geçirmiş adamın biri ölmüş diğerinin bacağı kırık ortalığı yıkıyor acısından. Ordan geçan sıkıyalının biri olayı görüp galmiş. Başlamiş yaraliya kızmaya:
-Orda adam ölmiş sesi çıkmiyer, bunun bacaği kırılmaynan ettuği fizzaha bak sus itoğlit.

 
                              DONUN GÖRİNECAĞ
Erzurumlu bir karı koca bir gün pikniğe giderler. Kadın kocasına -''ola herif salıncakta sallanim mi'' der..
Kocası
-''sallanmayasan tumanın görünir sonra''
Kadın sallanmak ister sürekli.. tekrar kocasına der
- ''ola herif ne olir bir kere sallananim''
Kocası
-''delirdin mi gari sallanma tumanın (donun) görünür'' Sonra adam biraz gezeyim der ve gider. Bundan yararlanan karısı salıncağa biner.. Adam gelir ve kadını salıncakta görünce başlar bağırmaya,
- ''yahu ben sene demedim mi sallanma tumanın görinecağ''
- ola sinirlenme torpağ başan tumani çığardım poşete goydum''
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=